Ana içeriğe atla

Yayınlar

Pes Etmek Yok

Uzun süredir yazamadım. Mağlum okul açıldı ,öncesinde bayram telaşları memlekete gidiş vs. derken... Tabi bu sırada çok şeyler yaşandı. Ama ümitler hiç solmadı,direniyor..   Bugün biraz halimizden bahsetmek istiyorum. Bizler fikir insanları olarak bu toplumun içinde resmen direnişteyiz. Herkesten önce kendimizi eğitmek ,hizaya çekmek zorundayız. Algılarımız açık olmalı ve hiç bir kandırışa gelmemeliyiz. Dört yanımızın şeytanla çevrili olduğu şu zamanlarda kendimizi muhafaza etmek ne kadar zor ve bir o kadar da zaruri. Evet zaruri! Eğer biz müslüman olduğumuzu iddia ediyorsak,her fırsatta bunun edebiyatını yapıyorsak, bu dilde kalmamalı. Samimiyetimizi ortaya koymalıyız,yüreklerimizi ortaya koymalıyız. Bizi birleştiren İslam olmalı. İslam hiç bir zaman kavgaya zulme sebep olmamalı. Nefsimize uyup yaptığımız saçmalıklar asla İslama mal edilemez. Temkinli,gözü açık olmalıyız.    Tabi en önemli unsur,içini dolduramağımız Müslümanlık. Aslında Kuran-ı Kerim'de dolu dolu anlatılan,h
Son yayınlar

Bizler Kan Bağından Öte Kardeşiz

Herkese merhaba Yazılarım ne kadar okunuyor anlaşılıyor bilmiyorum ama elbet birilerine ulaşıyordur. Eminim tüm müminlerin kalbi bir atıyor,birbirini arıyor o yürekler. Bulduğunda ise sanki yıllardır birbirini tanıyormuş gibi sarılırlar,çünkü onlar ezelden kardeştir.. Rabbim o kardeşlerle yolumu kesiştirsin inşallah.İlim yolunda,Allah için seven isteyen insanlar bir başka oluyor. biraz bu konuya değinmek istiyorum --> İLİM Öncelikle günümüzde ilimden anlanan nedir? Üniversite okumak yüksek lisans doktora master gibi yükselerek gidiyor.Ne kadar yükselirsen o kadar ilim irfan sahibisin anlamına geliyor. Bir çok profesörle bir arada oluyorsun bu sistemin içinde. Ve benim sık karşılaştığım şey,kendi inançsızlıklarını aşılamaya çalışmaları.. Günümüzdeki ilim anlayışı aynen bu,tüm hayatını kariyere vermek profesörlüğe kadar yükselmek ve kibir içinde tanrıtanımaz hale gelmek. 40/Mu'min-83 Çünkü onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme gü

Nasıl Başladım?

Elbet çıkar anlayan. yoo kendimi çok sıradışı fikirleri olan biri gibi görmüyorum ,ya da ay kimse beni anlamıyor herkes aptal ,diye de düşünmüyorum. Anlaşılmamak üzerine konuştuğum zaman genelde bu şekilde algılanıyor sanki ben insanları küçümsüyormuşum gibi. Aslında durum tam tersi ben kendi fikirlerimden bahsedince suçlanıyorum yadırganıyorum ve tabii bir süre sonra sanırım beyin böyle bir mekanizma oluşturuyor. Şimdi yorum yapsam nasılsa yine herkes korkuyla bakıcak ya da sen uçlarda düşünüyorsun mümkün değil bu vs. gibi cevaplar alıcam. Aslında tek derdim ,çoğunlukla unutulmuş,unutturulmuş ya da unutulmak istenmiş,Kuran-ı Kerim'in emrettiklerini yaşamaya çalışmak. Bazen düşünüyorum ,sorsan kimse müslüman olmadığını söylemez hatta o kadar ki bu konuda asla laf söyletmez.Peki konu hükümleri uygulamaya gelince,kızım orayı karıştırma!,diyebiliyorlar. Oldum olası bu fikri anlamamıştım,işin biraz daha içine girince ve artık kendi yolumu çizdiğim şu zamanlarda bu konunun daha ç

"Bize sözlerimizden çok yüreğimizden anlayan gerek.." Cahit Zarifoğlu

Ne kadar güzel demiş şair.. Özetlemiş tüm çırpınışlarımızı. Tek derdimiz bu değil mi zaten? Yürekten anlayanlarla karşılaşmak. Keşke yollarımız hep böyleleriyle kesişse ama maalesef imtihan dünyası işte her türlüsü çıkıyor karşımıza. Buna da şükür Rabbim bizi onlardan eylemesin.   İnsanın yüreğine dokunmak bir başka. Konuşmadan bile anlaşırsın hani aynı şey geçer aklından,aynı yere bakar gözlerin. Sonra birlikte bakarsın şu koca dünyaya,aslında koca bir hiç olduğunu görürsün. Ah şu yürekler de olmasa ne işe yarar bedenlerimiz.. Bizi hayvanla bir tutanlar utansın,Rabbim demiş; "Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar." FURKAN Suresi 44.ayet.. Şimdi kendini hayvanlarla bir tutanlar,-tek farkımız daha gelişmiş olmamız- diyenler, işte bunlar. Zaten bildirilmiş açık bir şekilde. İnsan yüreğini neden kapatır ki? Hisleri olduğu halde,ihtiyacı old

Kaybettiklerimiz ne olacak?

    Evet bugün bir kez daha anladım ki en yakının bile nankör olabiliyor. Kimsenin sana saygı duymadığını görüyorsun. İnsanların gözünde önemli olabilmenin tek yolu para ve mevkiiden geçiyor. Geri kalan her şey ama HER ŞEY göz ardı edilebiliyor. Bu duruma ne desem nasıl bir sıfat bulsam bilmiyorum. Tanımlayamıyorum. Aslında onlar seni değersizleştirmeye çalışıyorlar ama benim için kendileri değersizleşiyor. Kendilerini küçültüyorlar.    Ne gariptir kalbinde ALLAH olanla olmayanın karşılaşması. Bir arada bulunması. Ne zordur anlaşması,hele ki saygı duyması..Ama artık kimse birbirini anlamak için uğraşmıyor ve tabii saygı duymak anlamsız bir özellik. Ne gerek var canım!     Bir takım kriterler belirlenmiş. Başarılı kabul edilmen onlara bağlı. Uyuyorsan başarılısın uymuyorsan BAŞARISIZ. Peki kim belirlemiş bunları veya ne baz alınmış? Ben söyleyeyim,Para!   Evet bizde her şey paraya bağlanmış yani paradan kastım balyalar değil tabii. Edindiğin mal,gezdiğin yerler ,yediğin yemekler

Çaba Gerek Çaba...

 Merhabalar herkese.. Benim gibi üniversitede okuyorsanız ve bir de mühendislik gibi sizi asla boş bırakmayacak bir bölümdeyseniz ,işte tatilleri böyle beklersiniz :) Her ne kadar iş hayatında aktif rol almayı düşünmesem de mesleğimi(müstakbel) seviyorum. Eğleniyorum.    Ama değişen fikirlerim ve dünya görüşümle beraber diyorum ki,Allah ne yazdıysa o :) Kader beni buralara kadar getirdi,isteyerek ya da istemeyerek bir takım tercihler sonucu işte buradayım (sen de öyle)..    Temmuz ayının son günlerini yaşıyoruz ve bir çok öğrenci için tatil bitiyor stresinin yaşanma vakitleri geldi çattı. Ama ben tam aksine tatile yeni girdim. Aslında okula gitme zorunda olmadığım için tatil diyorum çünkü yapacak çok işim var maalesef. Tabii her şeyin yanı sıra meal ve Kur'an okumalarımı rahat yapabilmek adına tatili beklediğim için hemen bir program yaptım. Yoksa kaytarıyorum biraz Allah affetsin ! nefis çok kötü,en büyük düşman. Önce onu aşmamız lazım dışarısı yalaan ... Rabbim hepimize

Nereye Kadar?

Merhaba, Aslında neyi nasıl anlatsam bilmiyorum... Problemleri görmezden gelip halı altına süpürdüğümüz zaman her şey ne kadar da güzel,ne kadar da mutluyuz..Peki onlar oradan çıkmak istediğinde,bizi rahatsız etmeye başladığında ne yapmalıyız??? Önce o halıyı kaldırıp hepsini gün yüzüne çıkarmalı sonra da süpürüp temizlemeliyiz. Elbette bu sırada biz de tozlanacağız...Ve bu problemler bittikten sonra kendimizi temizleyip arınmamız gerekecek. Evet temizlikte işler böyle gidiyor peki ya hayatta? İste mesele oraya gelince böyle düzenli bir temizlik yapamıyoruz. Sürekli ertelemek,daha fazla acı biriktirmek kotu bir Huy!  Gerçek hayatın içinde işler genelde beklediğimiz gibi gitmez. Hatta tam aksine ummadığımız ne varsa o olur. Ve bize yine hüsran :) Her şeyin üst üste geldiği bu günlerde isin içinden nasıl çıkacağım derken ,2 sene önce açtığım bloğum geldi aklıma.. En iyisi yazmak,zaten kimsenin de gördüğü yok :)